Hakan Taşçı – Zor Günler İçin Finansal Okuryazarlık: Mart 2020

Hakan Taşçı – Zor Günler İçin Finansal Okuryazarlık: Mart 2020

Finansal okuryazarlık en genel haliyle OECD tarafından şu şekilde tanımlanmaktadır: “Finansal okuryazarlık; risklerin ve kavramların bilgi ve farkındalığına sahip olmaktır. Ayrıca bu bilgiyi değişik finansal alanlarda etkili kararlar almak, birey ve toplumun finansal sağlıklı olma halini geliştirmek ve ekonomik hayata dâhil olmasını sağlamak için kullanma motivasyonu, becerisi ve güvenidir.”
Finansal Okuryazarlık tanımlamaları yapılırken tasarrufun ve tasarrufları doğru yatırım araçlarına yönlendirmenin önemine vurgu yapılmaktadır. Vaktinde yapılacak akıllı yatırımların bilhassa emeklilik dönemimizde rahat bir şekilde hayatımızı idame ettirmemizi kolaylaştıracağı aşikârdır. Ancak, yaşadığımız şu günler bize tasarruflarımıza aslında o kadar uzun bir vadeye bile kalmadan da ihtiyaç duyabileceğimizi gösterdi.
Bireylerin aslında hayatın içinde olduğu halde beklenmedik gelişme/acil durum ve benzeri şekilde tanımladığı ölüm, maluliyet, uzun süreli bir hastalık, aileye küçük bir misafirin katılması, işsiz kalma gibi problemlerde finansal açıdan da zor durumda kalınması gerçeği ile yüz yüze gelinmektedir. İçinde bulunduğumuz bu günlerde ise kişisel olarak zaman zaman karşılaştığımız yukarıda saydığımız sorunların ötesinde tüm insanlık olarak küresel bir problem ile karşı karşıya kalmış durumdayız.
Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve Covid-19 adı verilen hastalığa yol açan corona virüsü, Antarktika hariç tüm kıtalara ve 170’ten fazla ülkeye yayıldı. Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Sağlık Örgütü de corona virüsünü “pandemi” (salgın) olarak sınıflandırdı. Çin, İtalya ve İran’ı yoğun şekilde etkileyen salgın, bu ülkelerin yanı sıra pek çok Avrupa ülkesi ile Uzak Doğu ülkesinde de etkisini hissettiriyor. Corona virüsü milyonlarca insanı tedirgin etmeye devam ederken; ülkeler ve uluslararası kuruluşlar bu salgını önlemek ve etkilerini azaltmak için bir takım önlemler almaya devam ediyor. Tüm çabalara karşın yayılmaya devam eden Corona virüsü, şu anda yüz binlerce kişiyi enfekte etmiş ve binlerce kişiyi ise öldürmüş durumdadır. Corona bulaşan kişilerin sayısı pek çok ülkede artmaya devam ederken, salgının daha fazla yayılmasını engellemek amacı ile aşı ve ilaç çalışmaları ise tüm hızıyla sürmektedir.
İçinde bulunduğumuz bu süreçte sağlığımızın korunması, temizlik kurallarına uyulması, aksayan derslerin uzaktan eğitim ile sürdürülmesi gibi pek çok konu yoğun bir şekilde gündemimize geldi. Diğer yandan ise hızı yavaşlamış olsa bile hayat devam etmektedir. En azından temel ihtiyaçlarımızı karşılamak durumundayız. Tüm bu süreci yönetirken finansal okuryazarlık bilgilerimiz çerçevesinde neler yapabileceğimiz ile ilgili önerileri kısa kısa aşağıdaki gibi listeleyebiliriz:
1- Öncelikle içinde bulunulan durum ailenin tüm üyelerinin katılacağı bir toplantıda açıklıkla konuşulmalıdır. Aile bütçesi ve yapılabilecekler hakkında herkes net bir şekilde bilgilendirilmelidir. Bunu, bütçe planlaması krizleri önler ve aile üyelerini beraberce karar almaya teşvik ettiği için yapmalıyız. Para konularını gerçek büyüklükler üzerinden konuşmak her zaman daha ikna edicidir.

2- Krizin uzun sürebileceğini akılda tutmalıyız. Pek çok ülkede devam eden evden çıkma yasağı, karantina süreçleri bizde de gündeme gelebilir. Evdeki ihtiyaç maddelerini kullanırken ve paramızı harcarken dikkatli olmalıyız.

3- Hepimizin sahip olduğu banka/kredi kartları ve şu ya da bu sebeple satın aldığımız sigorta poliçeleri bulunmaktadır. Kartlar ve sigorta poliçeleri asli hizmetlerinin yanı sıra kullanıcılarına ücretsiz ya da indirimli asistan hizmetleri de sunmaktadır. Bunlardan bazılarını aşağıda bulabilirsiniz. Siz de kart ve poliçelerinizin hizmetlerini web sitelerinden öğrenerek dışarı çıkmadan bunlardan faydalanma yoluna gidebilirsiniz.
• Tesisat, elektrik, cam ve anahtar işleri için yardım hizmetleri
• Sağlık kuruluşları, yol, kaza ve hava durumu bilgileri
• Beyaz ve kahverengi eşya bayii ve servis bilgileri
• Tıbbi danışma
• Eve Doktorlu Ambulans Gönderimi
• İlaç / Tıbbi Sarf Malzeme Gönderimi
• Konut mini onarım hizmeti
• Bilgisayar destek hizmeti
• Aracın çekilmesi

4- Evden çıkamadığımız için alışveriş yapmak amacıyla internetin daha çok kullanıldığı bir dönemdeyiz. İşlemler sırasında güvenliğimizi artıracak bazı önlemleri kolayca almak mümkündür. İnternetten alışveriş yaparken mutlaka SSL sertifikasına sahipli güvenli bir site olup olmadığını sorgulamalıyız. Yine kredi kartı ile alışveriş yaparken 3-D Secure olarak tanımlanan sistemi kullanmaları kişiler açısından etkin bir güvenlik sağlayacaktır. Ayrıca bankaların sunduğu, fiziksel olarak yanımızda taşımayı gerektirmeyen ve ücretsiz bir hizmet olan sanal kartları kullanarak işlemlerimizi yürütmeliyiz. Bu çerçevede sanal kart hakkında kısa bir bilgi vermek faydalı olacaktır.
Sanal Kart internet ya da telefon yoluyla yapılan mesafeli alışverişlerin güvenliğini sağlamak için bankalarca verilen bir karttır. Kredi kartı bilgileri genellikle alışveriş yapılan kurumun veri tabanlarında kayıtlı tutulduğundan kurumun kendisi güvenilir bile olsa bilgiler kötü niyetli kişilerin eline geçebilir. Sanal kart bu tür sorunları ortadan kaldırır. Bir kredi kartı kullanıcısı internet üzerinden alışveriş yapmak istediğinde bankasını telefonla arayarak ya da internet bankacılığı üzerinden alacağı ürünün tutarı kadar parayı sanal kartına aktarır ve alışverişini yapar. Alışveriş bittiğinde sanal karttaki hesabı sıfırlanır. Böylece kart bilgileri kötü niyetli kişilerin eline geçse bile hesapta para olmadığı için para çekemez, kartı kullanamazlar.
5- Bu zor dönemi atlatırken bankalar müşterilerin hayatlarını kolaylaştırmak ve şubeye gitmelerini azaltabilmek için bir dizi tedbirler aldılar. Örneğin internet üzerinden yapılan havale ve EFT işlemlerini bir süreliğine ücretsiz hale getirdiler; kredi kartlarının temassız harcama tutarlarını ve ATM cihazlarından para çekme limitlerini artırdılar. Tüm bu kolaylıklar hakkında bilgi sahibi olmak işlemlerimizi süratle tamamlamamıza imkân verecektir.

6- Kapalı kaldığımız bu dönemde sırf vakit geçirmek için aslında normal hayatımızda kullanmadığımız sinema ve spor paketlerine üye olarak bütçemizde yeni masraf kalemleri oluşturmamalıyız. Bunu yerine aile içi iletişimi güçlendirmek, hafif egzersizler yapmak, kitap okumak ve benzeri etkinliklere öncelik vermeliyiz.

7- Can sıkıntısından dolayı internet üzerinden oynanan şans oyunlarına para harcamamalıyız. Bu oyunların birçoğu hem yasa dışı bir faaliyet hem de kazanma şansının neredeyse sıfır olduğu bir para tuzağıdır.

8- Yine bu dönemde ev içinde bazı ufak tefek tasarruf kurallarına uymak bütçemize katkı yapacaktır. Evi daha çok ısıtmak yerine daha sıkı giyinmeyi tercih etmeliyiz. Sigarayı azaltmalı mümkünse hiç içmemeliyiz Böylece hem temizlik kurallarına uymuş hem dışarıya çıkmamış hem de bütçemize zarar vermemiş oluruz. Temel sağlık kuralı olarak tüm hekimler elimizi sabunla en az 20 saniye yıkamamız gerektiğini ısrarla belirtiyorlar. Bu süre zarfında çeşmeyi kapatmak hem bütçemize hem de kıt su kaynaklarının yönetimine büyük katkı sağlayacaktır.

9- Kart borcu ve faturaları; telefon bankacılığı, internet bankacılığı, e-posta hesap özeti ve SMS gibi yollarla da takip edilmelidir. Böylece pek çok işin aksadığı bu dönemde hesap özeti ve faturaların postadaki yaşanacak gecikmelerinden dolayı zarara uğramayız.

10- Bu tip küresel kriz dönemlerinde altın, döviz ve hisse senetleri başta olmak üzere tüm yatırım ürünlerinde çok yüksek düzeyde oynaklıklar söz konusu olmaktadır. Bin bir zorlukla biriktirdiğimiz yatırımlarımızı riske edecek seçimlerden uzak durmamız gerekmektedir. Özellikle spekülatif ve ani iniş ve çıkışlar küçük yatırımcıların zarar görmesine neden olabilir. Kriz geçip piyasalar sakinleşinceye kadar bizim de günlük yatırım tavsiyelerine gözümüzü ve kulağımızı kapatmamız ve risk almadan beklememiz gerekmektedir.

Share

ECONFO