Belediyecilik Ekonomisi

Belediyecilik Ekonomisi

Prof. Dr. Harun ÖZTÜRKLER

Bir sosyo-ekonomik ve politik kurumsal yapı olan belediyeler, kamu hizmetlerinin vatandaşlara ulaştırılmasında en önemli halkalardan birisini oluşturur. Merkezi hükümetlerin sağladıkları kamu hizmetlerinin vatandaşların sosyo-ekonomik refahı üzerindeki etkisini doğrudan ölçmek zor olmakla birlikte, belediyelerin sundukları kamu hizmetleri belediye sakinlerinin günlük yaşamlarını doğrudan etkilediklerinden refah etkilerini görmek çoğu kez daha kolaydır. Belediyelerin kamusal değer üretmekteki işlevi arttıkça, yaratılan değerin niteliği, maliyeti, alternatifleri ve bu alternatifler arasındaki seçimin süreci hem teorik hem de ampirik çalışmalarda giderek artan biçimde yer almaktadır. Bu araştırmalar, büyük ölçüde vatandaşların belediye hizmetlerine atadıkları nitelik ve buna bağlı olarak ortaya çıkan değer ile hizmetlerin maliyetlerini kıyaslayarak bir fayda maliyet analizi yapmaktadır. Fayda maliye analizi ile öncelikle hizmeti sağlamanın gerekliliği ortaya konulmaya çalışılırken, ikinci aşamada hizmetin maliyetinin nasıl finanse edileceği analiz edilmektedir. İkinci aşamadaki tartışmalar özünde ulusal kaynakların nasıl ve kimin aracılığı ile kullanılacağı ile ilgilidir.

Belediyeler yoluyla sağlanan hizmetler, nitelikleri, yerel ve ulusal ekonomiye katkıları ve finansmanı tartışması belediyelerin ölçeği ile yakından ilgilidir. Belediyelerin büyüklüğü arttıkça sağlanan hizmetlerde ölçek ekonomilerinden yararlanılmakta, böylece yerel ve ulusal kaynak kullanımda etkinlik ve buradan hizmetin yerel ve ulusal ekonomik gelişmeye katkıları artmakta, ancak artan finansman gereği ile ilgili sorunlar ortaya çıkmaktadır. Öte yandan, belediye büyüklüğündeki artış, hangi hizmetlerin hangi ölçekte üretileceği, belediye sakinlerinin hizmetlerden yararlanma koşulları ve maliyetin nasıl finanse edileceği ile ilgili karar süreçlerini daha katılımcı hale gelmektedir. Ayrıca, belediye büyüklüğündeki artış belediyenin ülkedeki politik konumunu da güçlendireceğinden, sağlanan hizmetlerin finansmanı için kaynak bulmak da kolaylaşacaktır.  Diğer yandan, belediye büyüklüğü, sağlanan hizmetler ve nitelikleri belediye nüfuslarının bir belirleyicisi olmaktadır. Bunun anlamı, belediye hizmetleri ve nitelikleri ile belediye büyüklüğü arasında bir karşılıklı nedensellik ilişkisinin var olduğudur. Bunun yanında belediyelerin eşit olmayan gelişim trendlerinin ülkede sosyo-ekonomik ve sosyo-politik sonuçları da olmaktadır. Bu sonuçların dayanağını ve ekonomi politik araştırma ve tartışmaların kaynaklarından birisini potansiyel analizi oluşturur. Hizmetlerin niteliği veri iken, belediyenin sahip olduğu kaynakların tam ve etkin kullanılması ile üretilebilecek hizmet düzeyini ifade eden potansiyel hizmet ile gerçekleştirilen hizmet düzeyi arasındaki fark belediye hizmet açığı olarak adlandırılabilir. Böylece belediye hizmet açığı belediyelerin performanslarını karşılaştırmakta standart bir ölçü olarak kullanılabilir. Üstelik bu ölçüt yardımıyla temel hizmet değişkenlerinin zaman patikaları dinamik bir biçimde üretilerek geliştirilebilir. Bu yolla, veri bir zamanda farklı belediyeler için karşılaştırmalı statik bir değerlendirme yanında, aynı belediye için zaman içinde de bir performans değerlendirmesi yapıla bilinir.  Bugün belediye hizmetleri ile ilgili literatürde üzerinde hem fikir olunan temel konulardan birisi belediyelerin sosyo-ekonomik ve politik kurumsal düzenlemesi ve denetlenmesinin bilimsel kurallara dayandırılmasıdır. Hizmet açığı sosyo-ekonomik düzenlemeler ve denetlemeler için bir araç olarak kullanıla bilinilir.

Modern belediyecilik ekonomisi ile ilgili önemli tartışma konularından bir diğerini hizmetin sunun noktası oluşturmaktadır. Geleneksel yaklaşımın aksine, modern belediyecilik ekonomisi hizmetin belediye sakinin ihtiyaç duyduğu zamanda ihtiyaç duyduğu noktada sunulması ilkesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım her bir belediyecilik bileşeni için geçerli olmasa da, sabit üretim ve tüketim süreçlerinin zorunlu olmadığı her bir durum için uygulana bilinir. Hizmetin, belediye sakinin istediği yer ve zamanda sunulabilmesi üretim ve dağıtım sistemlerinin esnekliğini gerektirmektedir. Bunun yanında, belediyelerin sakinlerinin ihtiyaçlarına duyarlılığı, sürekli ve iki yönlü iletişimin varlığı, hizmetin sunulacağına dair güvence ve hizmetin kimlere hangi koşullarda, özellikle hangi fiyat ile sunulacağı da büyük önem taşımaktadır.

Belediyecilik hizmetleri ekonomisi ile ilgili literatürde belki de en çok üzerinden durulan konulardan birisi, hizmetlerin sürdürülebilirliği ile ekonomik faaliyet hacmindeki dalgalanmalar (ekonomik faaliyet hacminin resesyon dönemleri ile genişleme dönemleri arasında simetrik olmayan gelgitleri) arasındaki ilişkilerdir. Hem genel kamu kaynaklarından merkezi hükümetlerin belediyeler için ayırdıkları paylar hem de belediyelerin kendilerinin yaratıkları harcanabilir fonların düzeyi ve ikinci durumda maliyeti ekonomik faaliyetin içinde bulunduğu konjonktürel durumdan büyük ölçüde etkilenecektir. Bu durum ise hem hizmetlerin sürekliliği hem de maliyetleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır. Bunu engelleyebilmek için belediyelerin gelir düzleştirici kaynak yaratma süreçleri ve finansal araçlar geliştirmeleri bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.

Birçok gelişmiş ülkede kentleşme ve belediye formasyon süreci günümüzde büyük ölçüde durağan hale gelmiş olmasına karşın, gelişmekte olan ülkelerde her iki süreç de devam etmektedir. Bu durum gelişmekte olan ülkelerde ekonomik kalkınma sürecinin temel argümanlarında birisi olan sonradan gelmenin avantajını akla getirmekte ve bu ülkelerin gelişmiş ülkelerin deneyimlerinden yararlanabileceğine işaret etmektedir. Bunun yanında, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin demografik yapılarının bir birlerinden önemli ölçüde ayrışmaya başladığı akılda tutulmalıdır. İlk grupta yer alan ülkelerin kimi durumda mutlak olarak azalan ve yaşlanan nüfus yapıları ve ikinci gruptaki ülkelerin genç nüfus yapısı farklı belediye hizmetleri ve maliyetleri anlamına gelmektedir.

Yukarıdaki tartışmalar, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin belediye hizmetlerinin gelir ve demografik yapı başta olmak üzere ekonomik ve sosyal değişmelere nasıl tepki verdiklerini belirlemelerinin etkin bir belediyecilik hizmeti sunmanın temel koşu olduğunu göstermektedir. Bunun yanında, etki ve tepki süreçleri ve hizmet giderlerinin karşılanmasında kullanılacak kaynakların elde edilmesini içeren bir uzun dönem bütçeleme politikası belediye hizmetlerinin hem sürdürülebilir hem de verimli olmasını olanaklı kılacaktır.

Municipal Economy

Municipalities which are socio-economic  and political organizational structures forms one of the most significant parts in delivering public services to the citizens. Although it is hard to directly measure the effects of public services provided by the central government on the socio-economical welfare of citizens, it is easier to see the wealth effect of the public services provided by the municipalities since they directly affect the daily lives of townspeople. While the municipalities’ function to produce public values increases, quality and cost of the produced value, their alternatives and the choosing process between these alternatives increasingly take place in both theorical and empirical studies. These studies mostly conduct a cost-benefit analysis by comparing the quality attributed to the municipality services by the citizens and the resulting value and the cost of these services. With cost-benefit analysis, primarily the necessity of providing said service is presented and how the cost of said service will be financed is analyzed as the second phase. In essence, discussions at the second phase are about how the national resources will be used and by whom. Discussions about the services that municipalities provide, their quality, contribution to the domestic and national economy and their funding is closely related to the scale of the municipalities. While the size of the municipalities increases, scale economies are utilized in the provided services. Therefore the effectiveness in using domestic and national resources and contribution of the service to domestic and national economy increases but the problems regarding the increased funding needs arise. On the other hand, increase in the scale of the municipality makes the decision making process regarding which services will be provided at which scale, the conditions regarding how the townspeople will benefit from the services and how the cost will be funded more participatory. Additionally, increase in the scale of the municipality will also strengthen the municipality’s political location in the country, finding a funding for the provided services will become easier. On the other hand, size of the municipality, provided services and their quality become a determiner as to the population of the municipality. This means that there is a causality interrelation between the municipality’s services and their quality and the size of the municipality. In addition, municipalities’ unequal development trends have socio-economical and socio-political results in the Country. Potential analysis forms the basis of this results and one of the sources of economy political research and discussions. While quality of the services is the data, the difference between the potential service which means the service level that can be provided by effective and complete use of the municipality’s resources and the realized service level can be called the municipal service shortfall. Therefore municipal service shortfall can be used as a standard measure to compare performances of municipalities. Furthermore, the time paths of the fundamental service variables can be dynamically generated and developed with the help of this criterion. In this way, data provides statically evaluation for different municipalities at a time as well as performance evaluation for mentioned municipalities. Today, one of the fundamental subjects in the literatüre that is agreed on regarding the municipal services is that the socio-economic and political organizational regulation and inspection of the municipalities is based on scientific rules. Service shortfall can be used as tool for socio-economical regulations and inspections. Another significant discussion subjects regarding modern municipality economy is service delivery point. Unlike the conventional approach, modern municipality economy is based on the principle of delivering the service to the towns people when it is needed and where it is needed. Although it is not a valid approach for every municipal component, this approach can be applied to every situation when fixed production and consumption processes are not required. Being able to deliver the service to the townspeople when and where they wish requires flexible production and distribution systems. Additionally, the sensitivity of the municipality towards its people’s needs, existence of continuous and two-way communication, guarantee that the service will be provided and to whom and under which condition and at what price the service will be provided also have significant importance. One of the most deliberated subjects in literatüre regarding municipal service economy is the relationship between the sustainability of the services and economic operating volume fluctuations (asymmetrical tides between the periods when the economic operating volume is in recession and in expansion). Both the shares that central governments allocated to municipalities from general public funds and the level of expendable funding that municipalities create for themselves – and the cost if second- will be significantly affected by the economic activity’s conjunctural situation. This situation has important effect on both the sustainability of the services and the cost of the services. In order to prevent this situation, the income smoothing funding creation process and financial tool development of municipalities become an obligation. Although today urbanization and municipality formation processes are mostly stable in many developed countries, both processes are still ongoing in the developing countries. This situation brings the subsequence advantage which is one of the fundamental arguments of economic development process of developing countries into mind and points that these countries can benefit from the experiences of the developed countries. However, one should keep in mind that the demographical structures of developed and developing countries started to significantly separate from each other. Sometimes diminishing and aging population structures of the countries in the first group and young population structure of the countries in the second group mean different municipal services and costs. Above-mentioned discussions show that determining how the municipal services react to the economic and social changes especially income and demographic structure is the fundamental provision to provide an effective municipal service for developed and developing countries. A long-term budgeting policy which includes action and reaction processes and the acquisition of resources to be used to cover the service costs will enable municipal services to be both sustainable and efficient.

Yazı ilk kez Verimlilik Dergisinde 2019 yılı özel sayısında yayınlanmıştır.

http://www.verimlilikdergisi.com/Sayilar/Verimlilik-Dergisi-9.pdf

Share

ECONFO