Verimlilik ve Uzun Dönem Toplumsal Refah

Verimlilik ve Uzun Dönem Toplumsal Refah

Prof. Dr. Harun ÖZTÜRKLER

İktisatçılar verimliliği çok basit anlamda bir üretim faktörünün birimi başına düşen çıktı ve verimlilik artışını bu çıktıda zaman içerisinde ortaya çıkan artış olarak tanımlamaktadır. Üretimin iki temel iki faktörü sermaye ve işgücüdür. Sermaye de kendi içerisinde fiziksel sermaye ve insan sermayesi olarak iki guruba ayrılır. Ayrıca verimliği teknoloji temelli de tanımlayabiliriz. Teknoloji, mal ve hizmetlerin üretimine ilişkin bilgidir. Mal ve hizmetlerin üretimine ilişkin olarak geliştirilen yeni bilgiyi ise innovasyon/yenilik olarak tanımlıyoruz. Yeni bilgi üretim sürecinde kullanıldığında teknoloji olarak adlandırılmaktadır. Yeni bilginin üretim sürecinde kullanılabilmesinin ise yalnızca iki yolu vardır; bu bilgiye sahip işgücünün istihdam edilmesi ve bu bilginin içerildiği makine ve teçhizatın üretimde kullanılması. Toplumsal ekonomik refahın ölçütü ise toplumun tükettiği mal ve hizmetlerin miktar ve niteliğince ölçülür. Böylece, toplumsal ekonomik refahı artırmanın koşulu da belirlenmiş olmaktadır; tüketicilerin daha çok ve daha nitelikli mal ve hizmet tüketmelerini sağlamak.

Ekonomik büyüme ve kalkınma iktisatçıları ekonomik refahı artırmanın temel yollarını tasarrufların artırılması, nüfus artış oranın azaltılması ve verimlilik artışı olarak sıralamaktadırlar. Tasarruf oranlarının artırılması ve nüfus artış hızlarının azaltılması kişi başına yatırılabilir fonları ve böylece kişi başına sermaye birikiminin patikasını yukarı taşıyarak ekonomik büyümeyi ve kişi başına geliri artırır. Ancak bu yolla ulaşılacak yeni kişi başına gelir ve refah yine durağan olacaktır. Tasarruf oranı sürekli artırılamayacağı ve nüfus artış oranı sürekli azaltılamayacağı için bu iki yolla kişi başına gelir ve refah artışının bir üst sınırı mevcuttur. Oysa, verimlilik artışının ve böylece bu yolla kişi başına gelir ve refah artışının bir üst sınırı söz konusu değildir. Böylece kişi başına gelir ve refahın uzun dönem değerini üretim faktörlerinin verimlik artışları belirleyecektir. Büyüme ve kalkınma kuramcılarının terminolojisi ile söylersek, bir ülke için sürdürülebilir toplumsal refah artışı o ülkenin toplam faktör verimliliğinin artışını sürekli kılması ile mümkündür. Öte yandan, üretim sürecinde verimliğin artırılması, ülkenin soyo-ekonomik ve politik örgütlenme biçimi ile de yakından ilgilidir. Doğru kurgulanmış ve etkin bir biçimde işleyen bir kurumsal ve hukuksal sistem, hem verimlik artışı için gerekli başlangıç koşullarının oluşmasını hem de sürdürülmesini kolaylaştıracaktır.

Yukarıdaki tartışma bir ülkede uzun dönemde yaşam standartlarında sürdürebilir bir artışın yolunun verimlik artışından geçtiğini; bunun yolunun ise, üretim faktörlerinin niteliklerinin yükseltilmesine bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Hemen vurgulanmalıdır ki hem sermayenin hem de işgücünün niteliğini artırmak ülkenin insan sermayesine yatırım yapması ile olanaklıdır. İnsan sermayesi yatırımı, olgunlaşma dönemi en uzun olan yatırım türleri arasında olmakla birlikte, uzun dönemde getirisi en yüksek olan yatırım türüdür. Öte yandan, sermeye ve işgücü ve üretimin diğer faktörleri kendiliğinden bir araya gelip üretim örgütlenmesi içerisinde yer alamazlar. Etkin ve verimli bir üretim örgütlenmesi nitelikli bir girişimci sınıfın varlığını zorunlu kılar. Girişimcilik de belirli bir ölçüde bir insan sermeyesi unsuru olarak görülebilir ve bir ülkede girişim kapasitesinin eğitim ile yükseltilebileceği ileri sürülebilir. Ancak bu değerlendirme yetersizdir; girişimcilik bir ülkenin sosyo-kültürel özellikleri ve yasal ve idari yapısı ile de ilgilidir. Yapılan uygulamalı çalışmalar kimi toplumların diğerlerinden daha iyi bir “girişimcilik ruhuna” sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak bu ruhun yasal ve kurumsal özendiriciler ile yükseltilmesi de olanaklıdır. Özetle iş yapılabilirlik adı verilen sosyal, ekonomik, politik ve idari yapı ve düzenlemeleri içeren koşullar ve hükümetlerin sağladığı teşvik ve caydırma önlemleri bir ülkede girişimcilik kapasiteni büyük ölçüde belirler.

Öte yandan, verimlilik bir ülkede piyasa sürecinin işleyişi, daha açık bir ifade ile rekabet kurumunun varlığı ile pozitif bir ilişki içerisindedir. Bunun anlamı bir ülkede piyasa mekanizmasının kurum ve kurallarının varlığı ve işleyişi, rekabet kurumunun korunmasının verimliği artıracağıdır. Günümüzün küresel üretim zincirinin halkaları bağlamındaki üretim örgütlenmesi dış rekabeti de zorunlu kılmaktadır. Dış rekabetin varlığı ise, verimliliği güdüleyen önemli bir işlev görmektedir. Benzer bir durum kamu kesiminin ekonomi içerisindeki işlevinde de söz konusudur. Ekonomik faaliyet içerisinde üretim boyutu ile payı azalan kamu sektörü günümüzde kurumsal ve hukuksal alt yapıyı kurmak ve sürdürmek işlevi ile öne çıkmaktadır. Buna karşın, yerel yönetimlerden başlamak üzere, özel kesim yatırımlarını özendiren alt yapı yanında verimli üretken kamusal ekonomik aktiviteler ülkenin üretim kapasitesinin ve verimliğinin artırılmasının vaz geçilmez unsurları olarak karşımıza çıkmaktadır. Böylece, kamu sektörü ekonomik faaliyetleri ve kamu sektörü üretimi için yararlılık ölçütü, özel kesimde sermaye ve işgücünün verimliğinde artış olmaktadır.

İktisatçıların konjonktür dalgalanmaları adını verdikleri ekonomik faaliyet hacminde ortaya çıkan dalgalanmaların gerisinde talep şokları olduğu gibi, belki de bundan daha çok verimlilik şokları vardır. Pozitif verimlilik şokları, ülke ekonomilerinde genişleme yaşanmasını sağlamakla kalmazlar, aynı zamanda ekonomilerin uzun dönem büyüme trendlerini yukarı taşılar ve bu durum onları talep şoklarından ayırır. Hükümetler ekonomi politikası araçları ile talep şoklarını düzleştirmek isterlerken, pozitif trend etkisi olan verimlilik şoklarını destekleyici önlemler alınır. Özetle, bir ülkenin gelişmiş ekonomilerin refah düzeyine yakınsamaları üretim kapasitelerini ve verimliklerini artırmaları ile olanaklıdır. Bunun yolu ise, ülkenin sahip olduğu üretim faktörlerinin niteliğini artırmaktan geçmektedir.

EFFICIENCY AND LONG TERM SOCIAL WELFARE

Economists describe the efficiency as a per unit of output of a production factor in a very simple sense, and the increase in efficiency as an increase existing over time in this output.

THE TWO MAIN TWO FACTORS OF PRODUCTION ARE CAPITAL AND LABOR.

The capital is also divided into two groups as physical capital and human capital. We can also define efficiency as technology-based. Technology is the information about the production of goods and services. Innovation/improvement is defined as the new knowledge developed for the production of goods and services. When new information is used in the production process, it is called as  technology. There are only two ways in which new information can be used in the production  process; the employment of the workforce with this knowledge and the use of the machinery and equipment in which it is contained in production.

THE MEASURE OF SOCIAL ECONOMIC PROSPERITY IS THE QUANTITY AND QUALITY OF GOODS AND SERVICES CONSUMED BY THE SOCIETY. THUS, THE CONDITION OF INCREASING SOCIAL ECONOMIC PROSPERITY IS ALSO DETERMINED; ENABLING CONSUMERS TO CONSUME MORE AND MORE QUALIFIED GOODS AND SERVICES.

Economic growth and development economists rank the main ways of improving economic welfare as increasing savings, decreasing population growth rate and increasing efficiency. Increasing saving rates and decreasing population growth rates increase economic growth and per capita income by raising the per capita funds and thus the path of capital accumulation per capita. However, the income and prosperity per new capita to be reached in this way would be still stable. There is an upper limit to the per capita income and welfare increase in these two ways, since the rate of saving can not be continuously increased and the population growth rate can not be reduced constantly. However, there is no upper limit to the increase in efficiency and thus the increase in income and welfare per capita. Thus, the productivity gains of the production factors would determine the long-term value of per capita income and wealth.

If we speak with the terminology of growth and development theorists, a sustainable increase in social welfare for a country would be possible if that country continues to increase its total factor productivity.

On the other hand, the increase in efficiency in the production process is also closely related to the socio-economic and political organization of the country. A well-structured and effectively functioning institutional and legal system would facilitate both the formation and maintenance of the initial conditions necessary for efficiency gains. The above discussion demonstrates that the long-term sustainable increase in living standards in a country is due to an increase inefficiency, and that the method depends on raising the qualities of the production factors. It should be immediately emphasized that it is possible to increase the quality of both capital and labor by investing in the human capital of the country.

HUMAN CAPITAL INVESTMENT IS AMONG THE LONGEST INVESTMENT TYPES IN THE MATURITY PERIOD AND IS THE HIGHEST TYPE OF INVESTMENT IN THE LONG RUN.

On the other hand, capital and labor and other factors of production can not come together automatically and take part in production organization.

An effective and productive organization of production entails the existence of a qualified entrepreneur class. Entrepreneurship can also be seen as a certain amount of human capital and it can be argued that the capacity of enterprise in a country can be increased by education.

However, this evaluation is insufficient; entrepreneurship is also related to the socio-cultural characteristics and legal and administrative structure of a country. Applied studies reveal that some societies have a better “entrepreneurial spirit” than the others. However, it is possible to raise this spirit with legal and institutional incentives.

In sum, the conditions of social, economic, political and administrative structure and regulation, called as the business feasibility, and the incentive and deterrence measures provided by governments, largely determine the entrepreneurial capacity in a country.

On the other hand, the efficiency of the market process in a country is positively related to the existence of the competition institution with a clearer expression. This means that the existence and functioning of the institutions and rules of the market mechanism in a country would enhance the efficiency of the protection of the competition institution.

The production organization of today’s global production chain in the context of rings also requires external competition.

The presence of external competition plays an important role in driving efficiency. A similar situation exists in the functioning of the public sector within the economy.

IN THE ECONOMIC ACTIVITY, THE PUBLIC SECTOR WHOSE SHARE OF PRODUCTION IS DECREASING, STANDS OUT WITH ITS FUNCTION OF ESTABLISHING AND MAINTAINING CORPORATE AND LEGAL SUBDIVISIONS.

However, starting with local governments, in addition to the sub-structure that encourages private sector investments, productive public economic activities are inevitable as an indispensable element of increasing the production capacity and efficiency of the country. Thus, the utility of public sector economic activity and public sector production is measured in terms of efficiency, capital and labor efficiency in the private sector.

Behind the fluctuations in the volume of economic activity that economists call conjuncture fluctuations, there are more shocks of efficiency than there are of demand shocks. Positive efficiency shocks do not only lead to expansion in the country’s economies, but they also uplift economies’ long-term growth trends, separating them from demand shocks. While governments seek to flatten demand shocks with economic policy instruments, measures are taken to support efficiency shocks, having the positive trend effects. In sum, the convergence of an economy to the welfare of developed economies is possible by increasing their production capacities and their efficiency. The way for this would be increasing the quality of production factors that the country has.

Bu yazı ilk kez Verimlilik Dergisi 2018 yılı 4. sayısında yayınlanmıştır.

http://www.verimlilikdergisi.com/Sayilar/Verimlilik-Dergisi-4.pdf

Share

ECONFO