Hakan Taşçı – Yatırım Ürünleri için Finansal Okuryazarlık: Nisan-2020

Hakan Taşçı – Yatırım Ürünleri için Finansal Okuryazarlık: Nisan-2020

Finansal Okuryazarlık konusunun inceleme alanlarından birisi nasıl birikim yapabilir ve bu birikimler hangi yatırım araçlarında değerlendirebilir başlığıdır.  Bu bağlamdaki diğer önemli bir başlık ise, borçlanma ihtiyacı hangi kaynaklardan ve ne şekilde karşılanmalı sorusunun cevabıdır. Ancak bu konu bir başka yazıda ele alınacaktır.

Bu yazıda Türkiye’de tasarruf eğilimlerine genel bir çerçeveden bakılacak ve birikimleri yatırıma dönüştürme eğilimlerinin kısa bir değerlendirmesi yapılacaktır.

Bilkent Üniversitesi gözetiminde yürütülen, saha araştırması IPSOS tarafından yapılmakta olan ve ING Türkiye girişimi ile hayata geçirilen “Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması“ raporları çeyreklik dönemler halinde 2011 yılından bu yana yayınlanmaktadır. Bu serinin 2019 yılına ait 4. Çeyrek raporunda öne çıkan şu nokta dikkat çekicidir.

Rapora göre, 2019 yılı son çeyreğinde düzenli tasarruf yapanların oranı %67’ye yükselmiştir. Kişilerin tasarruf yapma gerekçelerinde % 48 ile geleceğe yatırım, %23 çocuklar için ve %21 beklenmedik durumlara karşı güvence olması için başlıkları ön plan çıkmaktadır.

Tasarrufların mutlak düzeyinin düşüklüğünün ayrı bir tartışma konusu olması bir yana,  %67 oranı toplum nezdinde tasarrufun önemli bir konu olduğunu bizlere göstermektedir. Diğer yandan, tasarruf gerekçeleri arasında yer alan “geleceğe yatırım” ve “çocuklarım için” cevapları tasarrufların nasıl birikime dönüştürülüp uzun vadeli değerlendirileceğini konusunu gündeme getirmektedir.

Bu iki konudan hareketle birikimleri yatırıma dönüştürürken dikkat edilmesi gerekenlerin neler olduğu aşağıda ele alınmaya çalışılmıştır:

1-Birikimleri öncelikli olarak enflasyona karşı korumak, finansal varlıkların toplam alım gücünü istikrarlı bir şekilde yükseltmek ya da en azından korumak gerekmektedir.

Stephen King’in Kennedy suikastını anlatan 22/11/63 adlı romanında, hamburger satıcısı bir tavşan deliğinden 1958 yılına geri gitmekte ve 58 sente aldığı etlerle 2011 yılında ucuza hamburger satmaktadır. Bu olayda et fiyatlarının 53 yılda ne kadar yükseldiği somut bir şekilde görülmektedir. İnsanlar varlıklarının değerini en azından bu fiyat artışları kadar yükseltmelidir; aksi takdirde ya daha az miktarda ya da hiç et alamayacaklardır.

Geçen yıl elde olan 1.000 TL birikimin değer kaybetmediğini söyleyebilmek için, geçen yıl enflasyon oranı %9 ise,  en az %9 oranında getiri elde edilmiş olunması gerekir. % 9 olan enflasyon oranının altında bir getiri 1,000 TL’lik finansal varlığımızın reel karşılığının azalması anlamına gelecektir.

1.000 TL para geçen yıl %10 getiri oranıyla çeşitli yatırım araçlarında değerlendirilmişse -%9 enflasyon oranını temel alındığında-  %1 reel getiriye ulaşmış olunur. Bu durumda parasal varlığımız hem değerini kaybetmemiş hem de %1 getiri sağlanmıştır.

2-Birikimlerin piyasalarda oluşan risklerden ve zaman zaman meydana gelen dalgalanmalardan olabildiğince az etkilenmelerini sağlayacak tedbirlerin alınması gerekmektedir.

3-Geleceğe yönelik hedefler net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Ayrıca, bu hedeflere ulaşılması için gereken tasarruf miktarını ve getiri oranlarını saptamak ve bu süreçte karşılaşılma olasılığı olan riskler dikkatlice değerlendirilmedir.

Tüm bunları yapmaya çalışırken genel olarak yapılan bazı hatalara da burada yer vermek uygun olacaktır. Öncelikle profesyonel yatırım desteği almak yerine, “tüyo”, sosyal medyadan yönlendirme ve eşe dosta sorma yöntemleri tercih edilmektedir. Her işin nasıl bir uzmanı varsa finans yönetimi konusu da bir uzmanlık gerektirmektedir. İkinci olarak, risk ile getiri arasında bir korelasyon olduğu unutulmakta ve genelde riskten uzak durma ama buna karşılık yüksek getiri talep edilmesi söz konusu olmaktadır ki bu sistemin işleyişine aykırı bir beklentidir. Diğer yandan, kimi durumda, özellikle küçük yatırımcılar yüksek getiri için son derece riskli yatırımları göze alabilmektedir. Çoğu durumda riskin yeteri kadar dikkatli biçimde ele alınmadığı bu davranıştan kaçınılmalıdır. Özellikle küçük yatırımcılar için temel eksiklerin başında temel bilgilere bile sahip olunamaması gelmektedir. Finansal konular ile ilgili yazılmış kitapların ve internet ortamında bulunan ücretsiz raporların ve yatırım bültenlerinin okunması bile bireysel yatırımcılar için büyük yararlar sağlayabilecektir.

Kısa vadede zengin olmak fırsatı nadir sayıda insanın yakalayabileceği bir imkandır. Sabit gelirli kişiler için yüksek standartlarda bir yaşama ulaşmak ancak bütçe disiplinin içerisinde tasarruf etmek ve bu tasarrufları birikimlere dönüştürmekten geçmektedir. Ayrıca, bu birikimlerin uzun vadeli, güvenilir yatırım araçlarında değerlendirilmesi bir ön koşuldur.

Bu noktada yatırım araçlarını ele almaya başlamak uygun olacaktır. Yukarıda sözü edilen araştırmada elde edilen bir başka önemli bulgu Türk insanın yatırım tercihlerinin yıllar içinde gösterdiği değişimdir. Bu değişim aşağıdaki tabloda yansıtılmaktadır.

Bu tablodan elde edilen çıkarımları şu şekilde sıralayabiliriz:

1-Gelişmiş ülkelerde oldukça rağbet gören hisse senedi yatırımları bizim ülkemizde düzeyi artmakla birlikte halen yeterli ilgiyi görmemektedir.

2-Birikimleri yastık altında saklama oranı hala çok yüksek olup bu da maalesef hem yatırımcının getiri hem de ülke ekonomisinin kaynak kaybına sebebiyet vermektedir.

3-Son yıllarda hızlı bir şekilde değer kazanması altının yatırım olarak daha çok tercih edilmesine sebep olmuştur.

4-Türk halkının altın ile beraber en çok rağbet ettiği diğer yatırım araçları ise Türk Lirası ve döviz cinsinden mevduat hesaplarıdır. Altın ve mevduat tutmak krizlere karşı yatırımları dirençli kılmaktadır. Özellikle hem altın dolar cinsinden fiyatının yükselmesi hem de doların Türk Lirasında karşı değer kazanması nedeniyle son yıllarda  yüksek bir getiri oranı sağlamıştır. Mevduat ise, yüksek faiz oranları sayesinde son 6 aya kadar önemli bir reel getiri sağlarken, sonrasında faiz oranlarındaki hızlı düşme nedeniyle daha makul ölçekte bir reel getiri sağlayabilmektedir.

Yukarıdaki tabloda görüleceği üzere bireysel yatırımcının tercihlerine göre pek çok seçeneği söz konusudur. Özellikle yatırım fonları aracılığı ile risk profiline uygun türev ürünlerden yabancı hisse senetlerine kadar çok çeşitli enstrümanlara yatırım yapmak mümkündür. Finansal piyasalar bu konuda yeterli olanağı sunmaktadır. Bireysel yatırımcılara düşen görev, finansal yatırım konusundaki bilgilerini geliştirmektir.

Not: Bu yazıda kullanılan veriler http://www.tasarrufegilimleri.com/raporlar linkinden alınmıştır. Siteden daha fazla detaya ulaşmak mümkündür.

30.04.2020

HAKAN TAŞÇI

Share

ECONFO