Hakan Taşçı – Enerji Verimliliği Yatırımlarının Finansmanı

Hakan Taşçı – Enerji Verimliliği Yatırımlarının Finansmanı

Enerji verimliliği konusu her geçen gün önemini artırmakta ve hayatın her alanında olduğu gibi işletmeler bazında da verim artışı için yapılabilecek pek çok iş bulunmaktadır. Üretim süresini, kaliteyi, performansı, iş güvenliğini ve çevresel etki seviyesini koruyarak veya iyi yönde geliştirerek aynı seviyede veya daha fazla üretim miktarı için harcanan enerji miktarını azaltıcı her türlü proses, teknik veya ekipman yatırımı Enerji Verimliliği (EV) Yatırımı olarak tanımlanmaktadır. Ancak enerji verimliliğinin artırılması amacıyla yapılması gereken yatırımlar için finansman konusu büyük küçük tüm işletmelerin önde gelen sorunlarından bir tanesidir. İşletmeler için sert rekabet ortamında maliyet yönetimi nedeniyle enerjinin verimli kullanılması ihtiyacı -her geçen gün enerji verimliliği sağlayan teknolojilerin ucuzlamasına rağmen- parasal dış kaynağın teminini zorunlu kılmaktadır. Ayrıca enerji verimliliği iklim değişikliği ile mücadele ve enerji arz güvenliği gibi kaygılarla da gündeme gelmektedir ve toplumsal faydanın bireysel faydadan daha öncelikli olduğu bir kavramdır. Belirttiğimiz toplumsal fayda tarafı işletmelerin ticari kaygılarının yanı sıra kurumsal bir sosyal sorumluluk olarak da konuyu ele almalarını sağlamaktadır. Tüm bunlar işletmeler için enerji verimliliği sağlayacak yatırımların finansmanı konusunu gündeme getirmektedir.

Üretilen fazla enerjinin piyasaya satılmasının mümkün olduğu durumlar bulunsa da enerji verimliliği yatırımları ek bir kazanç sağlayan değil daha çok tasarruf imkânı veren yatırımlardır. Bu da sektördeki yatırımların bazı durumlarda kendini ödeme süresinin -diğer yatırımlara göre- kısa olmasına rağmen işletmelerin önceliklerini tasarrufa yönelik değil gelir getirici yatırımlara yönlendirmelerine sebep olmaktadır. Dolayısıyla, enerji verimliliğinin sağlanması için kamu tarafından politikaların ortaya konulması zorunluluktur. Bu politikalar çerçevesinde standartların belirlenmesi, yükümlülükler getirilmesi, teşvik mekanizmalarının kurulması, eğitim ve danışmanlık hizmetleri verilmesi önem taşımaktadır. Dünya’da uygulanan finansman yöntemlerinin yapılacak yatırımlar için ülkemiz şartlarına uyarlanması ve enerji verimliliği için özel finansman mekanizmaları geliştirilmesi hem uluslararası kurumların hem de ülkemiz kamu kuruluşlarının ve öneriler geliştirmeleri itibariyle sivil toplum örgütlerinin ilgi alanında olmalıdır.

Ülkemizde enerji verimliliği sağlayacak projelerin finansmanını kolaylaştırmak için son yıllarda pek çok adım atılmıştır. Ancak sürekli değişen ve gelişen bir dünyada güncel kalabilmek büyük önem taşımaktadır. Bu konuda nelerin yapılabileceği ise aşağıda sıralanmıştır:

1. Uzun vadeli enerji dönüşümü stratejisi ve bunun için gerekli yatırımların finansmanı amacıyla politikaların oluşturulması şarttır.

2. Enerji verimliliği sağlayacak yatırım projelerine dair farkındalığın artırılması ve finansal analizlerinin sağlıklı yapılabilmesi önem taşımaktadır.

3. Sektörün finansmanına yönelik bir standardizasyon ve raporlama sisteminin oluşturulması gerekmektedir. Bu sayede düzenli bir piyasa oluşacaktır.

4. Ülkemizde bu alanla ilgili tüm tarafların güçlü bir kurumsal kapasiteye sahip olmaları şarttır. Projelerinin sağladığı enerji tasarrufunun net bir şekilde ortaya konulup teknik ve finansal değerlendirilmesi yapılarak bir fizibilite raporu hazırlanması kredilere daha uygun koşullarda erişim imkanı verecektir.

5. Yerel finans sektörüne enerji verimliğinin finansmanına yönelik hedefler verilmesi ve kurumlar arası rekabetin geliştirilmesi sağlanmalıdır.

6. Katılım bankaları ve leasing şirketlerinin de projelere destek sağlayabilmesi için düzenlemeler yapılmadır. Alan sadece klasik bankacılık sisteminin eline bırakılmamalıdır.

7. Sadece enerji verimliliği alanına yönelik özel finansman ürünlerinin geliştirilmesi ve finansman desteklerinin mevcut risk değerlendirme süreçlerinden farklılaştırılması zorunludur.

8. Finans kuruluşları dışında fon sağlamaya yönelik girişim sermayesi, “kitlesel fonlama” vb. modeller için politika ve mevzuatın uluslararası örnekler de incelenerek oluşturulması gerekmektedir.

9. Enerji verimliliği teknolojisi alanında geliştirilecek yenilikleri desteklemek için teşviklerin artırılması ve risk sermayesi (venture capital) fonlarının oluşturulması şarttır.

10. Türkiye’de enerji verimliliği finansmanı, genel olarak uluslararası finans kurumlarının yönettiği programlar aracılığı ile yürütülmektedir. Dünya Bankası, EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası), IFC (Uluslararası Finans Kurumu), KfW (Alman Kalkınma Bankası) ve İslami Kalkınma Bankası gibi uluslararası finans kurumlarından doğrudan veya ülke içinde anlaşma yaptıkları bankalar aracılığı ile kredi sağlanmaktadır. Bu kuruluşlarla işbirliklerinin güçlendirilmesinin yanısıra ülkemiz içinden de yeni finansman kaynakları yaratılması bir zorunluluktur.

11. Avrupa Birliği tarafından sağlanan fonlarda Türkiye’nin payının artırılması ve temin edilen fonlara ulaşıp verimli şekilde kullanabilmeleri için özellikle yerel yönetimlere ve KOBI’lere destek verilmelidir.

12. Enerji verimliliği yatırımlarının finansmanında, büyük ölçekli kurumsal işletmeler en yüksek payı almakta ve kamu tarafından sağlanan teşviklere daha rahat erişim sağlamaktadırlar ancak KOBİ segmentinde maalesef çok düşük seviyededir. Kamu kurumlarının ve ulusal/uluslararası finans kurumlarının farkındalık artırıcı gayretlerine ve düzenlenen finansman programlarına rağmen enerji verimliği konusunda Türkiye genelinde KOBİ’ler yeterli etkinlik düzeyinde değillerdir. Enerji maliyetinin sabit gider şeklinde görülmesi ve azaltılabileceğine yönelik farkındalık olmaması, üretimde verimlikten çok sürekliliğin öne alınması, işletme içi kurumsal kapasitenin yetersiz olması, teknolojik gelişmelerin takip edilmemesi ve yönetim kadrosundaki koordinasyon eksiklikleri KOBİ’lerin enerji verimliliği alanında yatırım yapmalarının önündeki en önemli engellerdir. KOBİ’lerin enerji tüketim payı düşük olsa bile sayıları çoktur ve istihdama büyük bir katkı sağlamaktadırlar. Bu noktada katılım bankaları, KGF, KOSGEB gibi kurumlar özellikle desteklenmelidir. Hatta KGF’nin içinde sadece KOBI’lerin enerji verimliliği alanındaki finansman ihtiyaçlarına yönelik bir destek modeli geliştirilmesi faydalı olabilir.

Share

ECONFO